Her Taraf Bertaraf
 

Bülent Uğur KOCA

Pragmatizmin bir değer olarak görüldüğü, ilkelerin uğruna feda olmaya değer davaların yitirildiği, sadece menfaatin esas alındığı, küresel bir yozlaşmanın eşiğindeğiz. İnsanlık, yalnızca insan haysiyetini esas alan, ardında başka hesabı olmayan bir örnekliğin hasretiyle yanıp tutuşuyor. Öyle ki, adalet, ahlak, doğruluk, vicdan ve insaf adına yapıldığı iddaa edilen ne varsa hepsinin ardından ortaya çıkan iğrençlikler ve çıkar hesapları gün be gün insani kimliğe, insani değerlere darbe vuruyor, onları öğütüyor.

Prim yapmak için değil, inandığı için doğruluğun peşinden koşan, kendi aleyhine dahi görünse adaletten asla taviz vermeyen insanlar, sanki tarih sayfalarının içerisine terkedilmiş çağdaş dünyada yaşama şansı asla olmayan fosiller gibi addediliyor. Adalet adına savaştıklarını iddia edenler, yüreklerimizdeki tertemiz adalet duygularını hançerlemekten başka bir iş yapmıyorlar.

Şefkat ve merhamet duygularımız, şefkat yoluna pusu kurmuş haramiler tarafından hergün bir başka darbe yiyor.

Fıtri ve insani olan ne varsa hepsini yok etmek için kalpleri taştan daha katı hale getirmek, hakka ve hakikate olan fıtri güveni sarsmak için, dört bir yandan kalbimizde yaşattığımız safiyete saldırılıyor. İnsanı insan yapan değerler bir bir iğfal ediliyor. Doğruların yanlışlara karıştığı, hak sözler ardında batıl niyetlerin gizlendiği, kurtların herbirinin ayrı bir koyun postunda saflarımızın arasına sızdığı, ifsadın zirvelerini zorlayan müstekbirlerin hüküm sürdüğü bir asırda yaşıyoruz.

Bu asırda söz söylemek, bu ifsada direnmek, belki her zamankinden çok daha fazla istiaze gerektiriyor.

Çünkü söylenilen her sözün, atılan her adımın, ifsadcıların vesveseleri ve çıkarları için kullanacağı yeni bir malzeme olması ihtimali vardır. Bundan dolayı her işimizde şeytandan ve şeytan güdümündeki ifsadcıların şerrinden Allah’a sığınıyor, hak ve hakikat yolundaki mücadelemizin şeytan ve dostlarının elinde oyuncak olmamasını, onların çıkarlarına kurban olmamasını, korumasında şüphe olmayan rabbimizden niyaz ediyoruz.

12 Haziran 2007'de Ümraniye'de bir gecekonduda 27 el bombası, TNT kalıpları ve fünyeler ele geçirildi. O günden bu yana siyasetin, medyanın, sivil toplum örgütlerinin, yargının ve bu ülkenin insanlarının gündemine oturan bir Ergenekon davasıdır sürüp gidiyor. Ülke insanının yıllardır yaşadığı baskıların, faili mechul cinayetlerin, işkencelerin, darbelerin herbirinde şu veya bu şekilde ilişkisi olduğu iddaa edilen bu örgüt üyeleri, birbir tutuklanıyor. Süreci yakın takibe alan bir kısım medya, artık Türkiye’nin çetelerden/darbecilerden hesap sorma vakti geldiğini ve bu oluşumların bir bir deşifre edilmesinin gerektini vurguluyor, manşetlerine taşıyor. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da biz bu ülkenin müslümanları gayri ihtiyari olarak gelişen bu sürecin içerisinde bulduk kendimizi.

Bizim gündemimizi yine bizim dışımızdakiler oluşturmuştu.

Bir çoğumuz bu ülkede yaşanan baskıların, darbelerin, muhtıraların birinci derecede hedefi veya mağduru olduğumuz için “alma mazlumun ahını...” diye başladık Ergenekon yorumlarımıza ve hemen söylemlerimizle yayın organlarımız, internet sitelerimizle TARAF olduk, gasbedilmiş haklarımızın hesabını sormak için saf tuttuk.

Kimlerle beraber saf tuttuğumuzu, bu tavrımızla kimleri dışlayıp, kimlerin yanında yer aldığımızı bir çoğumuz sorgulama ihtiyacı bile hissetmedik.

Çünkü gerçekten çok çekmiştik ve her fırsatta mağdur edilmiştik. Yıllardır mesajını ulaştırmaya çalıştığımız Allah’ın kitabındaki akletme çağrısına hayatı boyunca kulak tıkayanların bir kısmıyla bu konuda hemfikir olduk. Tek kutuplu dünya teorisyenlerinin güdümünde olan, sözde özgürlükçü kisvesiyle, renkli devrimleriyle halkları başka efendilere köle kılan, koyun postundaki canavarların finansörlüğündeki ORTAK AKILLARA, üzerimize farzı ayn kılınmışcasına sorgusuz sualsiz ortak olduk.

Neden?

> Gerçekten insani vasıflarla donanmış erdemli yürekli bir topluluk, bu coğrafyada yaşayan insanların derdiyle dertlenmiş, yaşanan acıların bitmesi, baskıcıların, işkencecilerin, darbecilerin, çetelerin yaptıklarının hesabını vermesi için kollarımı sıvamıştı?

> Acaba yaşanan bu süreç halkların kendilerini açıkça ifade edebilmeleri, kendi vatanlarında rahat ve özgürce hayat sürmelerini hedefleyen bir çabanın ürünü müydü?

> Eğer bizim ülkemizde böyle erdemli bir yapı varsa, bu durumda bizler neden adaletin tecellisi için derin devleti bile karşısına alan bu erdemli gücün! Bugüne kadar farkında değildik?

Yoksa bütün bunların hepsi diğerleri gibi sadece bir tezgahtan mı ibaretti?!

> Yoksa biz “düşmanımın düşmanı benim dostumdur” düz mantığıyla hareket edip, günü kurtarmanın telaşına mı düştük? Defalarca ısırıldığımız delikten tekrar ısırılmayı bir zül olarak kabul etmeksizin, oltaya takılanlardan mı olacaktık?

> Yerel oligarşinin zulmunden kurtulalım derken, Irak’taki gibi küresel oligarşiye meze mi olacaktık?

> Yıllarca islami kimliği hiçe sayan, sömürüsünü ve saltanatını müslümanları düşman ve hedef göstererek sağlamlaştırmaya çalışan dikta rejiminin temelleri çatırdıyor muydu?

> Bu sürecin sonunda darbelerin, muhtıraların, zindanların birinci derecede mağdurları olan müslümanlar islami kimlikleriyle fişlenmeden dışlanmadan yaşayabileceklermiydi?

Bunu zaman gösterecek/ti...
 

    Y O R U M L A R
 
  servet 01.10.2008 04:01:44
Dama Taşları Değiyor O Kadar

Müstekbirlerin araziye uyma özellikleri vardir zamana ve zemine göre adam ayarlama ,kurumları kollama veya yerme insanları bir çırpııda yok etme ,bu baş aktörde olabilir çünkü mevcut sömürü sistemin yaşaması için elzemdir. Kuruluş felsefesi bunu gerektiriyor.insanların yarısı yok edilebilir,sistemin varlığı için yıpranan kurumları biraz makyajlama gerekiyor, birazde A.B.D nin söz dinlemiyen arsız çocukların bahçeden dışarıya habersiz cıktıkları için kullakları çekilmesi gerekiyordu onun için ergokonu gündemleştirdiler , imaj yenilemede denebilir Bunun yargı safhası çok ilginç olacak şok gelişmeler olabilir aaa! buda olurmu gibilerden Müslümanlar fazla heveslenmesinler sistem tümden beslendiği kaynak ve estürümanları birden elinden cıkarmaz Müslüman duruşunu ve düşüncesini bozmasın yeter


selam ve dua ile
 

  Kuteybe 27.09.2008 02:25:42


Ergenekon operasyonları her ne kadar olumlu bir hava estirsede olayların birden bire bu derece net bir şekilde ortaya konulmasının altında yatan bir takım sebeplerin irdelendiği bir yazı okuduk. Sanırım yazının 2. bölümünde bu daha net bir şekilde ortaya konacaktır.

Acaba Ergenekon adı verilen örgüt Türkiyede tek başına mı at oynatıyordu? Yoksa arkasında Türkiyedeki bir takım darbe ve cinayetlere cevaz veren Abd tarafından mı yönetiliyordu. Cinayetlerin icazetini abdden alan bu güçler şimdi miatlarını doldurdukları için lavedilmiş durumdalar. Bizim için önemli olan bundan sonraki adımlarının ne olacağı üzerine yoğunlaşmak olmadılır. Acaba oynanmak istenen yeni oyunun adı nedir. Siyonizm ve abd adına pis işlerin taşeronluğunu üstlenmiş olan bu insanların ortadan kaldırılmasıyla gerçekten demokrasi mi hedeflenmektedir. Yoksa önce bir frankeştayn gösterilip sonra alakalı alakasız her türlü emperyalizm karşıtı kitleler tıpkı el kaide benzeri bir fişlenmeyle adı ergenekona mı çıkarılacaktır.
Iraktaki bazı müslümanların Saddam karşıtı olmaları nedeniyle Abd işgaline göz yummaları ve seslerini çıkarmamaları gibi bir hataya müslümanların düşmemesi dileğiyle.
 

  Ahmet Faruk 26.09.2008 05:29:49
Allah C.C. Sizden Razı Olsun.

Olup bitenlerin başlıca sebeplerini irdelerken KÜRESEL BİR YOZLAŞMANIN EŞİĞİNDEYİZ başlığıyla düşünmek, konjektör üzerine daha isabetli tahlilller yapabilmek açısından önemli bir tespit...

Tefekkür mahsülü yazınızı, dikkatlice
okumaya, düşünmeye ve tartmaya değer buldum...

Selam ve dua ile...
 

  iskender 25.09.2008 07:08:18
Ergenekon Yurdun Adı, Abd Kurdun Adı!

Bülent Hoca nın yazısı aklımıza bazı soruları taktığı gibi olaya yepyeni bir boyutta kazandırıyor .Çoğumuzun takdirle karşıladığı bu operasyonlar için tetiğe basan kim?
Ergenekon operasyonları ABD nin ilgisini niçin bu kadar çekiyor? ABD nin İslamı kesimden bile destek alan operasyonlarda Müslümanlara ısınmaya başladığını mı söylemeliyiz, yoksa onda hiç bilmedikleri bir şey mi keşf ettiler?
Keşke mesele bu kadar basit olsaydı...
Yukarıdaki sorunun cevabını ABD işine gelen hoşuna giden bir İslam modeli ve iktidarı ile karşılaştı şeklinde vermek daha gerçekçi olabilir mi!
ABD hoşuna giden İslam modelinin temellerini zaten Fethullah Gülen Hareketi yle yıllardan beri atıyordu. Şimdi sıra oluşturmuş olduğu bu modeli bu operasyonlarla zirveye mi taşıyor?
Ergenekon u lanetlemekle ve operasyonlara alkış tutmakla iş bitmiyor. Böyle bir olgudan söz etmek doğruysa eğer bir de dönüp gündemimiz dışında dönen bu olayın perde arkasını görmek gerekiyor.
Gerçekten feraset ürünü diyebileceğim bu yazıdan anladığım kadarıyla, kendi icraatlarını tartışmaya yanaşmayan ABD, hal-i hazır durumda kendisine rahatsızlık veren her hareketi mahkûm ederken, kendisi için uygun zemin olarak gördüğü her oluşumu da terviç ediyor. Mesele bundan ibaret...
Ve ben bu yazının devamını şiddetle merak edenlerdenim.
 

  ayhan 25.09.2008 01:38:49
Aynı

Aslında ülkemizde uzun zamandır tartışılan ergenekon meselesi hem bir turnusoldur hemde egemenler arası çatışmanın tipik örneğidir.
Ne demokrasi havarisi kesilenlere ne de vatan millet edebiyetı yapanlara inanıyorum ... sanırım bülent kardeşimizde bunu anlatmaya çalışmış, allah razı olsun.
 

 
 
Yorum Ekle

  Lütfen aradığınız bilgileri ilgili alanlara yazdıktan sonra Bul tuşuna tıklayınız.
Kategori :  
Yazar :  
Başlık :  
İçerik :
Tarih :    
Eşleştir :
 
 
 Makaleler Tarih Okunma Sayısı
    Hz. Yusuf’un (a.s.) Yönetimi ve Çağdaş Çarpık Yorumlar05.09.2010188   
    KALK VE UYAR08.05.2010884   
    ANAYASA TARTIŞMALARI ÜZERİNE28.04.2010434   
    Gömün Beni Değiştirmeden..29.04.2010416   
    Tecavüzcüye Taşeron Olmak07.12.2009612   
    Ümmetin Taş Atan Çocukları23.02.20092.109   
    Ölümü İzlemek27.01.20091.527   
    Her Taraf Bertaraf23.09.20082.616   
    Seyyid Kutub'u Anlamak Ve Çabasını Gündemleştirmek31.08.20082.314   
    Terin Ve Gözyaşının Yaktığı Bir Yaradan28.08.20081.927   
    Ağustos Sıcağında Rapsodi Niyetine25.08.20081.234   

    
2